İSTANBULDA GEZİLİP GÖRÜLMESİ GEREKEN 7 GÜZEL YER

İstanbul’un fethi 1453 yılında, Fatih Sultan Mehmet komutanlığıyla gerçekleşmiştir. Bu dönemden itibaren İstanbul birçok güzelliğe ev sahipliği yapmıştır. Bunlara örnek olarak: müzeler, parklar, tarihi caddeler, camiler, kiliseler, çeşmeler… Saymakla bitiremeyeceğimiz birçok değere sahip olan İstanbul, Türkiye’nin kalbi diyebileceğimiz niteliğe ve değere sahiptir. Nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Kalabalık olmasının yanı sıra, her konuda birçok zenginliğe sahiptir. Bunların arasında; alışveriş merkezleri, kafeler, restorantlar, sinama salonları örnek gösterilebilir. 

 1.) AYASOFYA

        İstanbul’un Fatih ilçesinde yer almaktadır. İnşasını Doğu Roma İmparatorluğu yapmıştır. 3 kez restore edilmiştir. Öncesinde kilise olarak kullanıma açık olan Ayasofya, 2020 yılından itiibaren halkın kullanımına; cami, ibadethane yeri olarak kullanımına devam etmektedir. Ayosofya kelimesi, kutsallık ve bilgelik anlamlarına gelmektedir.

2.) Topkapı Sarayı

        İstanbul’un Fatih ilçesinin Çankurtaran mahallesinde yer almaktadır. Osmanlı devlet’inin, idari merkez olarak kullandığı Topkapı Sarayı bugünlerde müze/saray görevine devam etmektedir. Mimarisinde; Mimar Sinan, Acem Ali, Sarkis Balyan, Davut Ağa görev yapmıştır. UNESCO Dünya Mirası tarihine 1985 yılında alınmıştır.

3.) Kapalı Çarşı (Grand Bazaar)

        İstanbul’un Beyazıt ilçesinde yer almaktadır. Dünya’nın en eski ve en büyük çarşısı olmasının yanında çok fazla talep görev yerlerinden biridir. Türk kültürünün izlerini taşıyan dükkanları, onların işleri sürdüren esnaflarıyla oldukça dikkat çeken Kapalı Çarşı’da yok yoktur. Her şeyin kolaylıkla bulunup satın alındığı yerde; kahveler, lokumlar, ev eşyaları, çeyizlik ürünler, kuyumcular bulunmaktadır.

4.) Galata Kulesi

        İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer almaktadır. Galata kulesi müze olarak kullanılmaktadır. Birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapan bir yerdir. Tarihin en eski yapıtları arasında yer almaktadır. Galete kulesinin heybetli güzelliğinin yanı sıra dillere destan bir de hikayesi vardır. Bilinen efsaneye göre Kız kulesi ve Galata kulesi birbirlerine aşıktırlar fakat aralarına giren İstanbul Boğazı bu aşka engel olmaktadır. Galata kulesi yıllarca Kız kulesine olan aşkını kelimelere döküp mektuplar yazar. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin en büyük hayali olan uçma sevdasını Galata Kulesinde gerçekleştirme fırsatı bulur. Bu sayede uçarak Kız kulesine ulaşır ve Galata kulesinin aşkını kulağına fısıldamış bulunur. Ve Kız kulesi bunu duyduktan sonra aşkının karşılıksız kalmadığına karşılık çok sevinir.  Bu iki mimari eserin birbirine duydukları aşk günümüze kadar bütün güzellikleriyle yansımış olur. 

5.)  Kız Kulesi

        İstanbul Boğaz’ının ortasında bir yerlerde yer almaktadır. Denizin ortasında yer alan rüzgarın hafif esintisini içimize işleten doğa üstü bir güzeliktir Kız Kulesi. Ziyarete açıktır, aynı zamanda Kız kulesinde denizin güzelliğine karşı çay/kahve içmekte mümkündür.

6.)  İstiklal Caddesi

        İstanbul’un Taksim meydanında yer almaktadır. İstiklal caddesinde yürürken eskileri anımsamamak mümkün değildir. Doğal güzelliği ve görünen/görünmeyen kısmında bulunan eski yapıtlarıyla bizi tarihi bir gezintiye çıkarmaktadır. Bunun yanında; mağazalar, kafeler, restorantlar ve sokak sanatçılarıyla ünlüdür.

7.) Pierre Loti Tepesi

        İstanbul’un Eyüp ilçesinde Haliç denizine nazır olan bir yerde bulunmaktadır. İstanbul’un bütün güzelliklerine şahitlik ettiren Pierre Loti Tepesi’nin bir de güzel hikayesi vardır. Pierre Loti 1876’da Aziyade adını verdiği Çerkez bir güzele sevdalanır. Asıl adı Hatice olan sevdalısının İstanbul’a geleceğini öğrenen Pierre Loti ondan önce buraya gelerek İstanbul’u keşfetmeye başlar ve aynı zamanda sevdalısını da beklemiş olur.  Pierre Loti diye adlandırılan Rabia Hatun Kahvesi’nde buluşarak sohbet ederler. Fransız askeri olan Pierre Loti’yi ülkesi acil olarak çağırması sonucu dönmek zorunda kalır. Aziyade ve Pierre loti birbirlerine o kadar aşıktırlar ki birbirlerini unutamazlar. Aziyade sevdiği adamı beklerken erken yaşta hayatını kaybeder. Pierre Loti tekrar İstanbul’a döndüğünde acı haberi duyar. Bunun ardında Fransadaki evinin bahçesine Aziyade’nin anıtını yaptırır. Pierre Loti, bu tarihi aşk hikayesine tüm İstanbul’u ortak etmiş olur.